©1998 - 2005 BMD
Türkiye'de de "ilk gelen ilk alır" sistemi uygulanmalı
İnternet adresleri için kullanılan ve Türkiye'de 1990 yılından beri ODTÜ bünyesindeki DNS grubu tarafından yürütülmekte olan alan adları tahsis işlemlerindeki katı kuralların değiştirilmesi, faturalama ve kayıt işlemlerinin internete uygun bir biçimde hızlı ve hatasız olarak yapılması isteniyor. Bilişim Muhabirleri Derneği (BMD), DNS Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, tüm dünyada ve özellikle internetin anavatanı olan Amerika'da alan adları ahsisinin "ilk gelen ilk alır" sistemiyle yapıldığı, ödemesi ve yönetiminin tamamen internet üzerinden yapılabildiği, 
DNS Çalışma Grubu Başkanı Ertan Atay
gereksiz ve katı kuralların bulunmadığı hatırlatılarak, Türkiye'de keyfi bir şekilde sürdürülen tahsis işlemlerinin bürokrasiye boğulduğu, tahsisin yapılmadığı, yapılanların ise çok uzun süreler aldığına dikkat çekildi.
Açıklamada, ayrıca alan adları için ödenecek bedellerle ilgili online ödeme seçeneği bulunmadığı için işlemlerinin tamamen elle yapıldığı ve bu nedenle hatalar oluştuğu da belirtilerek, bunun da alan adlarının gereksiz yere devre dışı kalmasına, işlerin aksamasına yol açtığı ifade edildi.

BMD adına açıklamada bulunan DNS Çalışma Grubu Başkanı Ertan Atay, "ODTÜ DNS grubu, tahsis işlemiyle ilgili herhangi bir yasal dayanağı olmadan işlemler yürütmekte ve işlemlerde internet dünyasının büyük bölümünün benimsediği "İlk gelen ilk alır" prensibini tanımamakta. Alan adı için geçerli olan bu prensibin Türkiye'de de yapılması gerektiğine inanıyoruz. Ancak ODTÜ DNS grubu bu tür çağrılara kesinlikle kulak vermediği gibi kendisini hem kuralları koyan, hem uygulayan hem de yargılayan bir örgüt gibi görmekte. Alan adları tahsisinde çoğu zaman gereksiz hatta mantıksız olan uygulamalarla internetin gelişimine engel olma noktasına gelinmiştir. Türkiye'den istediği alan adlarını alamayan çok sayıda kişinin başta Amerika olmak üzere diğer ülkelerden alan adı aldıklarını, bunun da hem Türkiye ile ilgili istatistiklerin yanlış çıkmasına, hem de yurtdışına önemli miktarda para çıkmasına neden olduğunu belirterek, yanlışlığın düzeltilmesini bekliyoruz." dedi.

İnternetin felsefesinin temelinde özgürlük olduğunu, ayrıca büyük şirketler ve tekeller karşısında bireylere ve küçük işletmelere girişimcilik konusunda önemli bir avantaj sağladığını da söyleyen Atay, " 'Haksız rekabeti önlemek' gerekçesiyle alan adları tahsisinde zorluk çıkarılması, tam tersine bireyler ve küçük işletmeler aleyhine bir haksız rekabet yaratır. Şirketlerin zaten kendi isim ve markalarının günümüzdeki çeşitli yasalarla korunduğu, ayrıca bunları korumanın ODTÜ DNS grubunun görev alanına giremeyeceği açık. Buna karşın çeşitli iş fikirleri olan insanlara alan adı tahsis etmek için marka tescil belgesi, şirket sicil kaydı gibi gerekli olmayan belgeler isteyip engel çıkarılarak fikirlerini hayata geçirmelerine engel olunuyor." şeklinde konuştu.

BMD DNS Çalışma Gurubu üyesi Yurtsan Atakan ise, Com.Tr uzantılı alan adları konusunda çıkartılan zorluklara dikkat çekerek, "ODTÜ DNS grubunun asıl tartışma konusu olan com.tr uzantılı alan adlarıyla ilgili olarak çıkardığı zorluğun anlamsız olduğuna inanıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ayrım yapılmamakta. Türkiye'deki uygulama nedeniyle birçok kişi istediği alan adını ".tr" uzantısı olmadan özellikle Amerika'daki kayıt şirketlerinden almakta. Yapılan araştırmada, Mayıs 2000 tarihi itibariyle Türkiye'de 15 bin 600'ü "com.tr" olmak üzere toplam 19 bin 700 civarı alan adı kaydı yapılmış bulunmakta. Buna karşın Türkçe isimlerle bunun birkaç katı alan adının ".com.tr" dışında uzantılarla alındığını da biliyoruz. Bunu anlamak için ise, bir Türkçe sözlükten rast gele seçilmiş 50 ya da 100 kelime, hem Internic, hem de ODTÜ'den kontrol edildiğinde ortaya çıkıyor. Sonuçta, Internic kayıtlarının ODTÜ DNS kayıtlarından birkaç kat fazla olduğu görülüyor." diye konuştu.

Giderek yaygınlaşan internet reklamlarına ve çeşitli internet sitesi adreslerine bakarak bile bunun kolaylıkla tahmin edilebileceğini de belirten BMD DNS Çalışma Grubu üyesi Kayra Otaner, "e-kolay.net, ixir.net, netbul.com, lokanta.com, kitap.com" adresleri ODTÜ'nün katı kurallarının birer göstergesidir. Özellikle 'jenerik' olarak nitelenen isimlerin hiçbiri tahsis edilmemekte. Jenerik bahanesinden dolayı da Türkiye'de www.kitap.com.tr ya da www.sinema.com.tr gibi bir adres tahsisi mümkün olmamakta. DNS konusuna yasal bir çözüm oluşturmak gerekiyor. Bu arada tüm topluma ait olan internet alan adlarının yasal düzenlemesinin uzun zaman alabileceğini düşünüyoruz. Bunun için de internet servis sağlayıcıları, internet kullanıcıları ve bilişim basını başta olmak üzere tüm basının konuyu sahiplenmesi gerektiğine inanıyoruz." diyen Otaner, "Türkiye'nin genç nüfusunun internete yansıması kendini binlerce amacını tam açıklayamamış web sitesi olarak gösterdi. Ortaokul ve lise çağlarında babalarına sınıf geçme hediyesi olarak bilgisayar aldıran gençler çok kısa bir süre içinde kendilerine internette web sitesi yapmayı öğrendiler. Amaçları kendilerini internet üzerinde ifade edebilmekti. Bir çoğu da işi ilerleterek web sayfaları için kendi alan adlarını aldılar. Bir çok firma, kişi ve kuruluş da web sayfalarını yabancı ülkelerde host ettikleri için "tr" uzantısı alamayacaklarını zannederek alan adlarını yurtdışından aldılar.

Bu alan adları Türkiye'de yeteri kadar kolay alınabilseydi sayısını tam olarak tahmin edemediğimiz onbinlerce alan adı yurtdışından alınarak Amerika Bilim Geliştirme fonu yerine Türkiye'de örneğin Tübitak'a fon olacaktı. Türkiye'deki kurallar yüzünden yurtdışına akan paranın miktarı senelik 500.000 USD civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamın geri dönüşü artık çok zor. Ama en azından insanlardaki yanlış bilgilendirmeyi ortadan kaldırmak ve hatalı alan adı politikalarındaki yanlışlıkları düzeltmek için harekete geçmekte atalet içinde olmamak doğruyu geç de olsa farkedip kabullenmek lazım." diye ekledi. (06 Eylül 2001)